22 Aralık 2011 Perşembe

- 15 -

Neredeyse her gün bahis oynuyordum ve her gün kaybediyordum. Miktarı cinsi önemli değil. Kaybediyordum sürekli ve hiç bıkmıyordum. Kimse beni kaybetmekten aldığım hazdan vazgeçiremiyordu. Olağanüstü bir duygu bu diye geçiriyordum içimden her seferinde. Kaybettikten hemen sonra internetin başına geçip onca insanın içinde kimseye merhaba bile demeden bakınıyordum. İnsani duygularım tamamen tükenmişti. Hiç kimseyi ama hiç kimseyi önemsemediğim sonu olmayan bi dönemdi içinde olduğum. Sadece zamanın eğlenceli geçeceğini düşündüğüm insanlarla görüşüyor ve ertesi 1 ay o insana merhaba bile demiyordum. Neredeyse hiç yakın arkadaşım yoktu. İnsanların seks para ve mevki için yaşamadıklarına bir kanıt arıyordum yıllardır. Yoktu. En ufak bir ipucu bile yoktu. Dünyanın dönme sebebiydi bu. En iyi edebiyatçılara, müzisyenlere, sahne sanatlarıyla uğraşan insanlara, basketbolculara, siyasetçilere, doktorlara ve öğretmenlere sorun. İş arkadaşlarından herhangi biriyle yatmak istemediklerini söylemeyeceklerdir. Ya da daha iyi bir mevkiyi ve daha iyi bir maaşı kimse reddetmeyecektir.
Karnımı doyurup, üzerime geçirebileceğim bir kaç parça giysim ve o yalnız geceleri atlatabileceğim içkimi verseler bu odadan asla dışarı çıkmam. Porno dergileri, bukowski kitapları ve bir kaç tarihi romanda iyi olabilir. Umarım bu yazıyı birileri okur ve bir insanı cennetine kavuşturur :)
Yorum Gönder