20 Temmuz 2010 Salı

orus.bu!..

Cimri bir şarap doldururken bana şöyle dedi; ''Paran yoksa daha olayın farkına varamadan ya yaşlanırsın ya da ölürsün!'' Orus bu! O gece benimle yaşıyacak, düzüşücek eğlenicek ve gidecekti. Tüm hikaye biz doğmadan önce yazılmış ve defalarca oynanmıştı. Bu onun işiydi! Tamtakır bir mutfak dolabının ya da okula gittiğinde arkadaşları arasında mahçup olmaması gerektiğinin bir sonucuydu yatağımdaki kadın.. Sadece viskimi içip uyumak istiyordum. Benim bir gey olduğumu, kamışımın hiç bir işe yaramadığını düşünmesini o kadar çok istiyordum ki.. Orusbu bumuydu?! Bumuydu yani herşey..
Aradan uzun zaman geçmişti ve onun kadar temiz bir kadına çok ender rastlıyordum artık, ama türkçenin en kirli, aşağılayıcı sözcüğünü ona sıfat takmışlardı.. Taklitsiz bir gece, amacına uygun ve yiyecek bir lokma ekmek için..
Endişem çok kabaydı ve her geçen gün yeniliyordu kendini. Tarifi zor bir acı çekiyordum yaşadıklarımı ve o orusbuyu düşündükçe.. Ne kadar hak etmedikleri bir sıfatın içinde yaşıyorlar. Halbuki toplumun kabullendiği ne orosbuluklar göz ardı ediliyordu. Sevgilisinin yanında diğer flörtüne mesaj atanlar, görmesin diye telefonunu elletmeyenler, evdeyim diyip dışarda olanlar, erkek arkadaşına hep sert çıkışıp emir veren, erkeği bir şey diyince kaçanlar, kız arkadaşlarıyla sabahlara kadar içip erkekle uyanma ihtimaline, sarhoşken olabilir insanlık hali diyenler, flörtü yanındayken telefonda sevgilisiyle arkadaşıymış gibi konuşup başından def edenler, özgürlüğü bahane edip her daim daha iyisini arayanlar, ilgiye sürekli açık sevgilisi varken de birinden hoşlanabilenler, bla bla bla..
Acaba türk dil kurumu orusbu kelimesini yanlış kadınlar için mi kullanıyor..?!
Cevabı belli soruların yanıtını özneye bırakmayı hep sevmişimdir..
_ben bir orusbuymuşum, ben bir orusbuymyşum!
-ben yine orusbuymuşum, evet yine orusbuymuşum!

Aslında ne iyi olurdu şiimdi buralardan gitmek, ama kalmanında bir tadı var,
kendini afet zeki sanıp oyunlar çeviren kadınlar şimdi kirli dairelerinde aşk-ı memnu, kavak yelleri izleyip yeni oyunların senaryolarına doneler topluyorlar ve yüzlerinden bir gün önemli bir kişi olacaklarının sırıtışı hiç eksilmiyor.. Halbuki bir tezgahtar ya da simit satan birinden daha saygıdeğer olmuyacaklar, hep o bilindik cevap akıllarına gelicek:

_ben bir orusbuymuşum, ben bir orusbuymyşum ...
Yorum Gönder